• -20%

Kan Suçları

Bunca hukukçu, anı kitabı yazmışken ben neden yazdım? Amacım yaşadığım, gördüğüm olayları paylaşma isteği değil. Ticari bir amaç ya da itibar arayışı asla değil. Benden sonra yaşayacak bir şey bırakmak amacında da değilim. Basit de olsa bir iddiam dahi yok. Bu kitap sadece anlaşılmak için bir çabadan ibaret.
İnsanların birbirlerini anlamak için beş dakika ayırdıkları ve bu süre içinde hakkınızda her şeyi öğrendiklerini düşündükleri bu çağda mutluluk nedir ve nasıl mümkündür?
Bizce insan ancak anlaşılınca mutlu olabilir. Mehmet Akif, Neyzen Tevfik’in ney çalmasını dinlemiş, ağlamıştır. Neyzen kalkıp, henüz tanıştığı Mehmet Akif’e sarılmıştır. Sebebini soran gazetecilere “Hayatımda ilk kez anlaşıldığımı hissettim.” demiştir. Neyzen de bunca yıl anlaşılmadığına ağlamıştır.

₺25,00
₺20,00 20% tasarruf edin
Vergisiz
Miktar

Barkod
9786057990815
Yazar
Şafak Uğurlu
Yayınevi
Karahan Kitabevi


  • Güvenli Ödeme Güvenli Ödeme
  • Hızlı Teslimat Hızlı Teslimat
  • Kolay İade Kolay İade

Eser Adı :Kan Suçları
Yazar Adı : Şafak Uğurlu  
Orijinal Dil:Türkçe
Yayınevindeki dizi Adı:Araştırma-İnceleme
Kitabın genel anlamda türü: Aaraştırma-İnceleme
Katkıda Bulunanlar
Editör: Seyfi Karahan                  
Kapak Tasarım : Karahan
Kapak Fotoğrafı: Not to be Reproduced, 1937 Adamın Oğlu/ The Son of Man, 1946 (René Magritte)
Cilt Bilgisi: Karton Kapak
Kağıt Bilgisi :70 gr Enzo Kremini
Basım Tarihi:Temmuz 2020                        
Baskı :     1.baskı
Sayfa Sayısı: 234
Kitap Boyutları: 14 x 21

Bunca hukukçu, anı kitabı yazmışken ben neden yazdım? Amacım yaşadığım, gördüğüm olayları paylaşma isteği değil. Ticari bir amaç ya da itibar arayışı asla değil. Benden sonra yaşayacak bir şey bırakmak amacında da değilim. Basit de olsa bir iddiam dahi yok. Bu kitap sadece anlaşılmak için bir çabadan ibaret.
İnsanların birbirlerini anlamak için beş dakika ayırdıkları ve bu süre içinde hakkınızda her şeyi öğrendiklerini düşündükleri bu çağda mutluluk nedir ve nasıl mümkündür?
Bizce insan ancak anlaşılınca mutlu olabilir. Mehmet Akif, Neyzen Tevfik’in ney çalmasını dinlemiş, ağlamıştır. Neyzen kalkıp, henüz tanıştığı Mehmet Akif’e sarılmıştır. Sebebini soran gazetecilere “Hayatımda ilk kez anlaşıldığımı hissettim.” demiştir. Neyzen de bunca yıl anlaşılmadığına ağlamıştır.
Şevket Süreyya Aydemir kitabının adını neden “Tek Adam” koyduğunu üç ciltlik eserinin son cildinde açıklar: “Onu kimse anlamamıştır. O yalnız (tek) bir adamdır.” Aydemir, Mustafa Kemal’e üzülmektedir.
Âşık olursunuz çünkü o sizi anlamıştır. Kimse sizi anlamazsa sizi anlar diye annenizi ararsınız. Sizi en iyi anlayanlar en iyi arkadaşlarınızdır.
Düşmanlarınızı sizi anlamamakla suçlarsınız.
En büyük isyanlar anlaşılmamaktan kaynaklanır.

“Beni anlamıyorsun” isyanı ile O’ndan ayrılık süreciniz başlar. İnsan kelimesinin kökeninde isyan olabilir mi? O ilk yasak elmayı yiyen insan isyan etmemiş midir? Gökten üç elma düşüp pay edilmemiş midir? Alan Turing “Pamuk Prenses'e” atıf yaparak siyanürlü elmadan ısırık alarak ölmemiş midir? Apple’ın ısırılmış elması bilgisayarın mucidi Alan Turing’e1 saygı göstergesi değil midir? Peki Alan Turing’in dönemin İngiltere’sinde eşcinsel olması sebebi ile dışlanıp anlaşılmadığı için isyan edip intihar ettiği bilinir mi?
1Alan TURİNG (1912-1954) İngiliz matematikçi ve mantıkçı. İlk defa olarak, bilgi veren, yani gerekli deneyimi biriktirebilen ve çevreyle karşılıklı ilişi sürecinde kendi davranışını düzelten makineler yaratmanın önemini vurgulayandır. Turing, 2. Dünya Savaşı’nda Alman şifrelerinin kırılmasını sağlamış ve böylece savaşın kısalmasını da sağlamıştır. Turing’in hayatını anlatan 2014 yılında gösterime girmiş “The Imitation Game” isimli bir film de vardır.
Anlaşılmak ya da anlamak insanın “gerçeğini” kavramakla o insanın “gerçek” ruhunu görmekle ilgilidir.
Bu ön sözü baskıdan önce okuyanlar anlaşılmak ile gerçek arasındaki bağı kuramadıkları söylediler. Oysa karmaşık bir şeyden değil; yediğiniz, tattığınız şeyin içinde neler olduğunun tespitinden bahsediyorum. Her iki tarafın da bunu yapabilmesi için gerçek bir samimiyet, bencillikten arınmış bir ruh, temel düzeyde de olsa entelektüel birikim, yerine göre yaş dolu gözler, yerine göre de sıkılmış bir yumruk, feleğin çemberinden geçmiş bir insanda toplanmalıdır. Bunun için “üniversitelere” de ihtiyaç vardır. Gorki “Benim Üniversitelerim” de çalıştığı her işi bazen de tanıştığı bir insanı üniversiteye benzetir. Hükümlünün “Ben kırk yıldır ağaç görmedim.” cümlesini  duymak bir üniversite lisans diploması etmez mi? Ama öyle “hocasız, tombul lise, üniversite diploması” değil de üniversitenin de gerçeği… Şimdi anlatabildim mi anlaşılmaktan gerçekliğe geçişi?
Her şeyin gerçeğini aramaz mıyız? Aşkın da sevginin de dostluğun da…
Peki gerçek nasıl anlaşılır ve nasıl anlatılır? Cemal Süreya şöyle der:
“Selam size büyük durumlar, doruk anlar.
Dağ görgüsü kazanır, Ağrı’yı bir kez de görse kişi.
Marmara’da 20 yılda çıkaramayacağı gerçeği,
Okyanusu beş dakika seyretmekle kavrar.”
İnsanın anlaması için yaşaması lazımdır. Hayat tecrübesi bilgi ile birleşmezse anlamsızdır. Ağrı Dağı’nı görene tepeleri anlatmak gerekir mi? Gorki’nin “Üniversiteleri” size Ağrı Dağı'nı gösterecektir.
Matematikte parantez içindeki sayıların işlemi önceliklidir. Parantez içine ulaşmanız gerekiyor...Rasyonel sayıların işlemi için paydaları eşitlemeniz gerekir. Paydaları eşitlemeniz gerekiyor… Denklemleri çözmek içinse X’i yalnız bırakmalısınız… Beni yalnız bırakmayın. Zaten altının karesine girdiğim yaşımda, yolun yarısı+1’de yani X-1’im artık. Dahil olun tekrar X olayım.
Her satırı, ömrümde ikinci kez bu kitap için açtığım “iç sesimle” yazdım.
Başımdan, ruhumdan, karşımdan ne ve kim geçti ise sorgulamadan, yargılamada

904 Öğeler

Şu an için müşteri incelemesi yok.