Abdüsselam El Uceylinin Edebi Kişiliği Ve Hikayeciliği


28,00 TL
SKU 9789756788189
Yazar Dursun Hazer
Yayınevi Araştırma Yayınları

Çöl muhitinde yasayan insanlar çocuklarinin burun uçlarina dövme yaparlar. Bu, hayvanlarini isaretledikleri gibi bir isaretlemedir ve her kabilenin dövmesi de farklidir. El-Magmûrûn hikayesinin bas kahramani Osman, soför olarak resmi bir ise girer. Pantolon giymis, gömlek ve üstüne kravat takmis halde köye babasinin evine gelir. Babasi onu bu kiyafet içinde görünce kinar: “Osman, burnundaki dövmeyi unuttun... Bu dövmeyi, giydigin asrilerin elbiselerine yakistiriyor musun?“ der. Osman babasinin bu serzenisine kizar, bunun kendi suçlari oldugunu, onu kaybolmasindan korktuklari hayvanlar gibi isaretlediklerini söyler. Babasi hakli bulur: “Haklisin oglum. Geçmiste babalarimiz bizi dövmeyle isaretledigi gibi, her asiret develerini, koyunlarini kendilerine has dövmelerle dagladiklari gibi, biz de çocuklarimiza dövme yaptik.“ Osman aslinda dövmesinin anlamini iyi bilmektedir. Babasinin o serzenisinden sonra modern elbiselerini giymez. Isyerinde sevgilisi olan Nedâ onu kinar: “O Bati tarzi elbiseyi bir gece giydin sonra terk ettin. Dinle, irademize boyun egecegine eminim. Yarin bu kufiyeyi, onu tutan devetüyünden ipi ve bu fistani üstünden atacaksin.“ Osman ona gerçegi hatirlatir: “Farz et ki bu oldu, burnumun ucundaki dövmeyi ne yapacaksin? Biz çiftçilerin, çiftçi çocuklarinin, yüzümüzdeki dövmeden daha saglam ruhumuzun derinlerinde baska seyler de var.“
(Arka Kapaktan)