“Bagdat Seyyidi”; Saddam'in zulmünden kurtulduk derken, ülkelerine demokrasi ve insan haklari getirme vaadiyle giren ve bir daha çikmayan Amerika'nin türlü entrikalarina maruz kalan Irak halkinin yasadigi acilardan kesitler sunmaktadir.Bir tarafta isgal, diger tarafta bunu “geri kalmis ülkelere iyilik” zanneden Amerikali asker Jimmy’nin vicdaninin derinliklerindeki insani duygular vardir. Benzestigi kisilerde ayni duygulari buldugunda bir renk, inanç ve kültür harmonisi bulacaktir karsisinda…Bu romanin en ilginç yani, isgal dönemi ve isgal öncesi Irak’in sosyal ve psikolojik yapisini aktarmasi, ülkenin etnik ve tarihî köklerini aktarirken sömürü yöntemlerine de deginmesidir. Bunlar, farkli zaman ve iktidarlarda, ülkelerin sosyal, stratejik ve cografi özelliklerine göre degisen, ama tanidik yöntemlerdir.