Tarih Ufkunda daima parlayan yildiz kümelerinden olan Bursa ve onun kucaginda ebediyeti yasayan sayisiz müellif, nakkas, mutasavvif, sair, sehzade, sultan; sadece Türk kültür tarihinin dikkatini çekmemistir. Cennet gibi güzelligi ile her zaman ilgi odagi olan bu sehir Osmanlinin kurulus müjdecisi ve ilk baskenti olmasi yaninda; yakin tarihte de sanayi ve ticaretin mühim merkezlerinden birisi olmustur. Çok degisik alanlarda elli civarinda eser veren, XVI. yüzyilin büyük düsünür ve sairlerinden “Cami-i Rum“ diye anilan Lami’i Çelebi, devrin devlet adamlarinin takdir ve segisini kazanmistir. Sair adeta Bursa ile birlikte anildigindan; Kanuni Sultan Süleyman’in bu sehri ziyareti söz konusu oldugunda, Sehr-engiz ve hemen akabinde de Münazara-i Bahar u Sita adli eserlerini yazar. Sairin ölümüne dogru yazdigi Münazara-i Bahar u Sita; alegorik mahiyette olup, sanatin zenginliklerini sergiledigi, efsanevi unsurlar tasiyan önemli teliflerdendir...
(Arka Kapak)
(Arka Kapak)