“Suda oynadik. Çok iyi bir yüzücü. Dalgalarin içinden çiktigi zaman, siyah mayosu onu öyle siki sariyordu ki, meme uçlarini, karninin alt kismindaki kabarikligi ve güzel yariginin baslangicini fark ediyordum. Bu ayrintilar beni tahrik ediyordu, biraz uçuyor ve geri kalan yerlerini hayal etmeye çalisiyordum. Sonra kumlarin üzerinde sakalastik. Kâh yaramaz bir küçük kiz, kâh çekici bir kadin, bir mucize oluyordu.“ 1950’ler: Valparaíso; Valpo; Cennet Vadi... On sekiz yasindaki subay adayi Antoine’in, Sili’nin bu gizemli limaninda geçirdigi tek bir gece... Bir geceye sigdirilan onlarca macera, ani, içki, yemek ve kadin... Denizin ve tenin tuzu. “Valparaíso, tek bir rihtim, yüzlerce kerhane...“ Sadece iki kural söz konusu: Uyumamak ve rastgele maceraya atilmak. Düsle hatiranin, uykuyla unutusun iç içe geçtigi cennetin vadisinde, bir denizci ütopyasi. (Arka Kapak)