Kadin ya da erkek fark etmez bu kitap zor anlasilacak ve çok kafa karistiracak okumadan önce çok düsünmek için çok hazirlik yapmak lazim!.. "Disi, erkegin evidir. Erkegin yaptigi bir evdir ayni zamanda. Bu ev kadin ve erkegin yasamda sürüp gitmelerini mümkün kilmak için yapilmistir. Içinde ikamet edilen bir ev ile ikamet eden sakin ayni sey midir? Insanoglu erkek yaratildi. Erkekçe bir duyusla insan, içindeki egilimlere kulak verdi. Ve kendine kadindan bir ev insa etti." Insan"oglu"nun, en yüksek zihinsel asamasini ifade eden felsefede kadinlar neden varlik gösterememistir? Kitap, bu soruyla basliyor ve kadinin hem felsefe alaninda hem de hayatin diger alanlarindaki varliginin tarihi, kültürel, mitolojik ve dini arka plani erkekçi bir gözle ele aliniyor. Geleneksel anlayistan yola çikarak modern kadin kavramina göndermelerde bulunuluyor. Kitapta ayrica, kadin konusuyla ilgili olarak, feminist epistemoloji, kadinin egitimi, onlara yönelik siddet ve kadin dogasi gibi konular sorgulaniyor. Kadin ve Felsefe, kadin dogasina dair erkek gözüyle yazilmis diger naif eserlerden daha nitelikli bir üslup, daha kapsamli ve derinlikli bir bakis acisi ile ayriliyor. Bu yönüyle genelde cinsiyet, özelde ise kadin kavrami konusunda düsünen okuyucular için zihin açici bir kaynak olma niteliginde...