ASK; denildigi zaman lisan-i hâl bile, lisan-i lâl oluyor güzelliginden… Ey ASK; hak yolunun azigi sensin, suyu sen… Doksan dokuz boncuk ile ah! ah! ah! diyen yürekteki yangin sen… Hayy’dan gelmis bilip, Hû’ya giden dervisin ta kendisisin sen… Ne Leyla’sin, ne Mecnun, ne bir Elif’sin gönülde; Kevser’den bir damlasin ömürde… ASK; kulaklarda ezan, alinlarda secde, kalplerde mahcubiyet ve yüzde tebessüm... Ne söylesem nafile, kifayetsiz kelamlar! ASK’i gönülden gönle akitir, yürekleri yananlar…