Mimarlıkta Sıfır Noktasını Aramak?
| SKU | 9789759205904 |
|---|---|
| Yazar | Bülent Tanju |
| Yayınevi | Yem Yayıncılık |
Her tasarım değil, her yeni tasarım ve yine sıfır noktasını değil, kendi sıfır noktasını arar: Her tasarım sıfır noktasını arar yerine, her yeni tasarım kendi sıfır noktasını arar. Tasarımcıdan önce yapısallaşmış farklılıkların oyununa eklemlenen bir nesne. Ama herhangi bir nesne değil; yeni bir nesne. Kuşkusuz bu yenilik, nesnenin daha önce var olmamasından, salt şu an ve buradaki varlığından kaynaklanan bir yenilik değil. Daha çok tarihsel bir yenilik; öngörülmüş/ertelenmiş ve öngören/erteleyen bir yenilik. Öngörülmüş/ertelenmiş, çünkü geçmişte yapısallaşmış farklılıkların oyununda yokluğunun izi ile olanaklılığına işaret eden bir yenilik. Ve öngören/erteleyen bir yenilik, çünkü varlığının taşıdığı yokluk izleri ile olanaklı olanı öngören ve erteleyen bir yenilik. Farklılıkların oyunu tarafından yutulan herhangi bir gündelik nesne olmak yerine, ona eklemlenerek yeni farklılık ve erteleme stratejileri arayan/ortaya çıkaran bir mimarlık nesnesi. Kendi sıfır noktası, dolayısıyla Mimarlık'ın değil, ama mimarın mimarlığının ya da mimarın tekil mimarlık ürününün sıfır noktası: Kendi mimarlığının başlangıçtaki en masum hali; hakikati. Sav, Mimarlık'ın başlangıç noktasını, tüm yapısallaşmış farklılıklardan önceki ilk Mimarlık' ı bulma metafiziği ile kıyaslandığında, daha mütevazı bir izlenim verir; sıfır noktası özgül bir kendilik sınırına çekilir. Ne var ki, kendilik ne şimdi ile sınırlı, ne de bitmiş bir bütünsellik. Zamansallık ve dil -eklemeye gerek yok, tarihsel olarak yapısallaşmış farklılıkların mimarlık oyunu da- kendilik iddiasındaki özneyi hem önceler, hem de erteler. Önceler, çünkü özne ancak şimdi içinde geçmiş olarak kendisini kavrayabilir; erteler, çünkü özne kavrayamadığı şimdideki kendisini ancak gelecekteki geçmiş olarak kavrayabilir. Özne: Şimdiki zamanda var olan geçmiş ve gelecek. Mutlak hafıza kaybı, sıfır noktasının olanaksız eki. Öncesiz ve sonrasız mutlak bir şimdide dolayısıyla zamansallığın (tarihselliğin) dışında var olan, bütünsel -eksiksiz ve tam- bir kendilik, bir hakikat olarak sıfır noktası, tüm farklılıkların ve ertelemelerin silinmesi, varlık ve anlamının çakışması ile mümkün...