Japonca öğrenmeye ve bu kültüre nüfuz etmeye çalışan Avrupalı genç bir kadın ile kendi kültüründen nefret eden eksantrik genç bir Japon arasındaki “fazlasıyla mükemmel” bir aşk hikâyesi.
Her romanıyla okuru yeni bir şaşkınlığa sürükleyen Nothomb, Ne Âdem Ne Havva’da da bu kuralı bozmuyor. Yapıtlarında görmeye alıştığımız “garip” kahramanlar yer almıyor bu romanda. Basit gibi görünen ama okuru hikâyenin içine çeken diliyle, görünürde bir aşkı anlatıyor.
Oysa, bir aşk sanrısının labirentlerinde dolaşıyor; aşkı, ne olmadığı üzerinden sorguluyor.
Her romanıyla okuru yeni bir şaşkınlığa sürükleyen Nothomb, Ne Âdem Ne Havva’da da bu kuralı bozmuyor. Yapıtlarında görmeye alıştığımız “garip” kahramanlar yer almıyor bu romanda. Basit gibi görünen ama okuru hikâyenin içine çeken diliyle, görünürde bir aşkı anlatıyor.
Oysa, bir aşk sanrısının labirentlerinde dolaşıyor; aşkı, ne olmadığı üzerinden sorguluyor.