Ticari Uyuşmazlıkların Çözümünde Alternatif Bir Çözüm Yolu Olarak Arabuluculuk
| SKU | 9786050508406 |
|---|---|
| Yazar | Nihat TAŞDELEN |
| Yayınevi | Yetkin Yayınevi |
Kişiler arasındaki uyuşmazlığın dostane çözüm yöntemi olarak benimsenen ve tarihi süreçteki yolculuğu Babiller’e kadar uzanan, Anadolu’da ahilik felsefesi kapsamında Osmanlı İmparatorluğu’nda uzlaşma kültürünün bir parçası olarak benimsenen arabuluculuk müessesesinin, modern hukuklarda yerini alması, 20. Yüzyılın ikinci yarısında; 1960’lı yıllardan sonra olmuştur.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak; dünyadaki önemi ve uygulama alanı giderek artan arabuluculuğun, Hukuk Sistemimizde yerini alması 21. Yüzyılın başında gerçekleşmiştir. 2012 yılında 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile başlayan bu sürecin devamı, daha sonra 2017 yılında 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda yapılan düzenleme ile iş hukuku alanında, akabinde; 2018 yılında Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesiyle ticaret hukukunda, 2010 yılında da Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a eklenen 73/A maddesiyle tüketici hukuku alanında uygulama sürmüştür.
Arabuluculuğun hukuk sistemimizdeki düzenlenişi, Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114 ve devamında düzenlenen dava şartı şeklinde olmuştur.
Bu çalışmada, Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinden hareketle, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini konu alan uyuşmazlıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Tespit, Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde işaret edilen mevzuattaki düzenlemeler çerçevesinde, ilgili kanun maddelerinde yer verilen alacak ve tazminat talepleri esas alınarak; karşılaşılabilecek muhtemel uyuşmazlıklar açısından yapılmıştır. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, uygulamada karşılaşılabilecek uyuşmazlıklar, çalışmada yapılan tespitlerle sınırlı değildir. Alacak ve/veya tazminatı talebini içermeyen; ama kanun hükmünün getirdiği bir yükümlülüğün ihlalinden kaynaklanabilecek uyuşmazlıkların da ortaya çıkacağına dikkate çekmek gerekir.
Bu çalışmaya başlamadan önce, çalışmayı bu haliyle kaleme alma ile Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesindeki kriterler çerçevesinde yapma noktasında ikilem yaşadığımı belirtmeliyim. Ancak pratikte de icra ettiğim arabuluculukta, arabuluculuğa tabi uyuşmazlıkların kanunun getirdiği kriterlerden hareketle tespitinin kolayca yapılamadığını, uygulamada sorunlar yaşandığını fark ettim. Bunun üzerine çalışmayı bu haliyle ortaya koymanın, uygulamacılar açısından daha fazla kolaylık sağlayacağını, yol göstereceğini düşündüm. Bu düşünceden hareketle, Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde değinilen mevzuatımızdaki düzenlemelerden hareketle yaptığım tespitleri yazmaya karar verdim.